“E Harfiyle Başlayan Üçüncü Meyve: Bir Öğretmenin Anlam Dolu Yanıtı”

1980’li yılların Eskişehir ve Sivrihisar arasında yaşanan bir olay, sadece bir öğretmenin zekasını değil, aynı zamanda eğitimin gerçek amacını da gözler önüne seriyor. Bu yazıda, Cumhuriyet dönemi öğretmenlerinden Metin Ekşi’nin unutulmaz yanıtını keşfedeceksiniz.

Küçük Bir Meyhaneden Büyüleyici Sohbetler

Sivrihisar’da 1980’li yıllarda görev yapan Metin Ekşi, Cumhuriyet’in ilk kuşak öğretmenlerinden biriydi. 1950 mezunu olan Ekşi, öğretmenliği sadece bir meslek olarak değil, bir ulusun geleceğini şekillendirmek için bir sorumluluk olarak görüyordu. Hafta içi öğrencileriyle ilgilenirken, hafta sonları Eskişehir’e geçerdi. Her Cuma akşamı ise şehrin yerel simalarının tercih ettiği Mavi Köşe Lokantası’na uğrardı. Altı masadan oluşan bu küçük mekânda, bazen bir üniversite dersinden daha derin sohbetler gerçekleşirdi.

Bir Felsefe Hocasının Soru Oyunu

Bir Cuma akşamı, masadaki felsefe hocası, gülümseyerek bir soru ortaya attı: “E harfiyle başlayan üç meyve ismi söyleyenin rakısı benden.” Hızla yanıtlar geldi: “Elma.” “Erik.” Ama üçüncü meyve bulunamadı. O an sessizlik hâkim oldu.

Metin Öğretmen’in Cevabı

Tam bu sırada, Metin Ekşi kayıtsız bir şekilde söz aldı. Kadehini masaya koyarak, “Elma, Erik ve Evlat” dedi. Masadakiler önce şaşırdı, ardından gülümsemeye başladılar. Çünkü verilen bu cevap, yalnızca kelimelerin sıralaması açısından değil, yaşamın derin anlamı açısından doğruydu. Bir ağacın meyvesi, bir sanatçının eseri, bir bilim insanının buluşu vardır; peki ya bir öğretmenin meyvesi nedir? Bir öğretmenin meyvesi, yetiştirdiği öğrencisidir.

Gerçek Öğretmenler Nasıl Yetişir?

Cumhuriyet’in ilk kuşak öğretmenleri, yalnızca ders vermekle kalmayıp, toplumun geleceğini inşa etmek için de eğitildiler. Köylere, kasabalara giderek kütüphaneler açtılar, tiyatrolar kurdular ve okuma yazma öğrettiler. Böylece yalnızca birey değil, bir toplumu eğittiler.

Sonuç Olarak

Günümüzde eğitim üzerine birçok tartışma yürütülüyor; sınavlar, müfredatlar, teknoloji ve yapay zekâ sıkça gündemde. Ancak eğitimdeki esas amacı unutmamak gerekiyor: İnsan yetiştirmek. Metin Ekşi’nin yıllar önce bir meyhanede verdiği bu anlamlı cevap bize bunu hatırlatıyor: “Elma, Erik ve Evlat.” Bu ülke, öğrencilerini kendi evladı gibi gören öğretmenler sayesinde bugüne geldi. Çünkü bir öğretmenin en değerli meyvesi, yetiştirdiği insandır.

Author: Emre Kaya