Güney Kore’den Türkiye’ye Uzanan Aşk: 6 Şubat Depremlerinde Filizlenen Bağlar

Güney Kore'den Türkiye'ye Uzanan Aşk: 6 Şubat Depremlerinde Filizlenen Bağlar

1998 doğumlu Hilal, Güney Kore’ye olan tutkusunu çocukluk yıllarına dayandırıyor. Yıllarca Kore savunma sanatı Hapkido ile ilgilenen Hilal, zamanla Kore kültürü ve diline yönelmeye başladı. Kendi çabalarıyla öğrendiği Korece sayesinde, dizilerden bilgisayar oyunlarına kadar pek çok alanda kendini geliştirme fırsatı buldu. Ancak onun Kore’ye olan ilgisi yalnızca kültürel bir merakla sınırlı kalmadı; İslam’ın Kore’de nasıl algılandığını da öğrenmek istedi ve bu konuda edindiği bilgileri paylaşmayı bir sorumluluk olarak benimsedi.

Üniversite sonrası Korece tercümanlık yapmaya başlayan Hilal, sosyal sorumluluk projelerine aktif katılım sağladı. Fakat hayatındaki en büyük değişim, 6 Şubat depremleri sırasında yaşandı. O dönemde İstanbul’da çalışan Hilal, televizyonda gördüğü deprem görüntüleri karşısında büyük bir sarsıntı hissetti. Yardım etmek için iş yerinden izin isteyen genç kadın, talebi reddedilince istifa ederek deprem bölgesine gitmeye karar verdi.

Hilal, ailesinin AFAD eğitimi almış olmasının avantajıyla, bilinçli bir şekilde sahada çalışmaya başladıklarını belirtti. “Şubat ayında deprem bölgesine gittim. Babam, dayılarım ve onların arkadaşları, kendi imkânlarıyla Hatay Antakya merkezde büyük bir kamp alanı kurmuştu. Adeta bir çadır kent gibiydi ve bölgedeki ilk düzenli tuvalet sistemlerinden biri de oradaydı. Hepimiz gönüllü olarak sahadaydık,” diye ekledi.

Deprem bölgesine gittikten sonra Kore ile olan bağlantısının aktif kaldığını söyleyen Hilal, “Kore’nin önde gelen yardım kuruluşlarından World Vision benimle iletişime geçti ve sahada koordinasyon sağlamam için destek istedi,” şeklinde konuştu. İlk olarak Adana’da kısa bir hazırlık süreci geçirdiklerini, ardından yardım kitlerini Antakya’daki kamp alanına ulaştırdıklarını anlattı. “Dağıtım sürecini bizzat organize ettik. İnsanlara birebir ulaşmak, ihtiyaçlarını görmek ve yardımı doğrudan ulaştırmak benim için çok anlamlıydı. O süreçte çadırlarda kaldık ve tamamen sahadaki hayatın bir parçası olduk. Duygusal olarak çok ağır şeyler yaşadık ama insanların nasıl kenetlendiğine de tanıklık ettik.”

Mart ayında Kore’den gelen bir televizyon ekibinin bölgeye ulaştığını, eşinin de bu ekipte yer aldığını belirten Hilal, “Hem yardım çalışmalarının hem de hayatımın en önemli dönüm noktalarından biri olan tanışmamız, tam da bu sürecin içinde gerçekleşti,” dedi.

Deprem bölgesinde aktif bir şekilde çalışırken Kore ile olan bağlantılarının sürdüğünü vurgulayan Hilal, “Daha önce birlikte çalıştığım Koreliler beni yakından tanıyordu. Korece’yi akıcı konuşmam nedeniyle, Kore’nin önde gelen yardım kuruluşlarından biri Türkiye’deki yardım çalışmalarını görüntülemek için beni önerdi,” şeklinde ekledi. “Sahada çevirmen olarak görev alıyordum. Ekip ile yerel halk arasındaki iletişimi sağlıyor, çekimler için gerekli organizasyonları yürütüyordum. Eşimle de tam bu süreçte yollarımız kesişti; o, bu projede yer alan ekibin yönetmeniydi. İlk olarak Adana Havalimanı’na indiği gün tanıştık.”

Hilal, sahada sürekli insanların hikâyelerini dinlediklerini ve “O da gördüklerinden çok etkileniyordu. Bazen birlikte susuyorduk, bazen birlikte ağlıyorduk,” diyerek o dönemki duygusal yoğunluğu aktardı.

Author: Emre Kaya