Detaylı bilgi için betexper adresini ziyaret edebilirsiniz.
Hayatımızda bazı olayların sürekli olarak tekrarladığını gözlemlemek mümkündür. Örneğin, benzer ilişkilere yönelmek veya aynı hataları tekrar etmek, birçok kişinin aklında şu soruyu canlandırabilir: “Bu durum benim kaderim mi?” Psikolojik açıdan ele alındığında, yaşamımızı etkileyen pek çok davranışın altında bilinçaltında fark etmediğimiz duygu ve düşünce kalıpları yatıyor olabilir. Dolayısıyla bazı durumlar, görünüşte kader gibi dursa da aslında geçmişteki deneyimlerin şekillendirdiği ve fark edilmeden sürdürülen davranış örüntüleri olabilmektedir.
Bilinçaltı terimi, günlük yaşamda verdiğimiz kararların çoğunu bilinçli olarak aldığımız illüzyonunun ötesinde bir anlam taşır. İnsan zihninin tamamı her zaman bilinç düzeyinde işlemez. Psikolojide bilinçaltı, bireyin farkında olmadığı fakat düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını etkileyen zihinsel süreçleri tanımlamak için kullanılır. Bu süreçler; geçmiş deneyimler, öğrenilmiş davranışlar ve inanç sistemleri gibi unsurlardan oluşabilir.
Bazı insanlar ilişkilerinde sürekli benzer sorunlarla karşılaştıklarını keşfederler. Mesela; ilgisiz partnerlere yönelmek ya da kendilerini değersiz hissettiren ilişkilere devam etmek gibi durumlar sıkça karşılaşılan tekrarlayan yaşam kalıplarıdır. Bu tekrarlar genellikle tesadüfi olmaktan ziyade, geçmişte edinilen ilişkisel deneyimler ve inançlarla bağlantılıdır.
Çocukluk dönemi, bireyin kendisi ve çevresi hakkında temel inançlarının geliştiği kritik bir zamandır. Eğer bir çocuk sürekli eleştiriliyorsa ya da duygusal olarak ihmal ediliyorsa, yetişkinlikte bu tür deneyimlerden kaynaklanan bazı inançlar geliştirebilir. Örneğin: “Yeterince iyi değilim.” veya “Sevilmek için mükemmel olmalıyım.” gibi düşünceler belirebilir.
Bilinçsizce tekrarlanan kalıplar arasında onay arayışı da vardır. Kendini değerli hissetmek amacıyla başkalarının takdirine bağımlılık geçmişten gelen bir eğilim olabilir. Ayrıca sınır koyamamak ya da başarısızlık korkusu gibi durumlar da öğrenilmiş ilişki kalıplarının etkisiyle meydana gelebilir.
Sonuç olarak, hayatımızda kontrolümüz dışında gelişen olaylar elbette vardır; ancak psikoloji açısından bakıldığında birçok davranış ve ilişki örüntüsü aslında öğrenilmiş deneyimlerle bağlantılıdır. Kişi bu döngüyü anladığında değişim için ilk adımı atmış olur. Fark edilmeyen kalıplar hayatımızda varlığını sürdürebilirken, bilincimize çıkarılan kalıplar üzerinde çalışmak mümkün hale gelir.
Değişim sürecinin gerçekleştirilebilmesi için kişinin kendisini tanımak, duygusal farkındalık geliştirmek ve yeni davranışlar denemek önemlidir. İnsan beyni her zaman öğrenmeye açıktır; dolayısıyla geçmişte edinilen düşünce kalıplarını değiştirmek de mümkündür.
Güncel erişim için betexper giriş sayfasını inceleyebilirsiniz.